İsa seni korusun fetoş!

Kültürümüzde ölünün arkasında konuşmak, pek etik bulunmaz. Ancak eğer geride kalanlar, ölenin peşinde aynı yanlışlara düşmeye devam ediyorlarsa, o zaman durum başka…

Fetö başı Gülen öldü.

Gömüldü.

Ölümünden sonra şov yapanların birçoğu,  15 Temmuz öncesi “hocaefendi” çekiyorlardı. Bunları hepiniz biliyorsunuz, konuşmaya gerek yok.” Özledik bu hasret bitsin” diyenler, “sensiz mutlu olamıyoruz” diyenler, “gel artık” diyenler… Hepsini duyduk, gördük, kim oldukları belli…

Şimdi Amerikan evliyasının arkasından, Amerikan dervişleri “ayinler” yapıyorlar. Cenazede Türkçe bile konuşulmadı. Sanki bir kardinal ölmüş, papa huzurunda defni yapılıyor.  Vatansız olarak, kâfir tabutunda uğurlandı.

Ayrıca o tabut içinde Gülen var mıydı? İşte bak orası belirsiz. Aylar önce öldü ve gömüldü aslında. Şimdi yaşananların hepsi birer tiyatro… 4 Haziran tarihinde öldüğünü yazmıştım. Nere gömüldüğünü de tahmin etmiştim. İsteyen araştırsın. “Roma topraklarını kutsal  gördüğünü“, Papa ile buluşmasında söylemişti. Papa ile haşrolmuştur artık!

Gülen de Vatikan’a mı gömüldü!

 

Gülen, İslam itikadıyla çok oynadı. Çünkü “görevi” buydu. Çakma “hoca” kimliği ile “İslam’dan başka hak din olduğunu” iddia etti. “İbrahimi dinler-ilahi dinler” diye zırvaladı durdu. Bir iki değil, yüzlerce, binlerce defa…

“Allah katında din İslam’dır” ayetine adeta savaş açtı, nursuzlarıyla beraber. Mehmet Aydın Abant Toplantıları’nın birinde “sadece benim dinim haktır demek en büyük dinsizliktir!” diyerek Kur’an’a İslam’a meydan okumuşlardı, Papa istediği için.

Müslüman bir kadını, Urfa’da Hıristiyan bir erkekle evlendirdiler. Gazeteleri Zaman, bunu “devrim” olarak nitelemiş, manşetten vermişti 2002 yılında. Meğer Papa “İslam ırkçı bir dindir. Müslüman kadının Hıristiyan ile evlenmesine izin vermiyor” dedikten sonra, böyle bir program düzenlemiş, burada Papa’ya selam çakmışlardı.

Kardinal’i bunlar kesmemişti.

Daha da iler gitmiş “Allah’ı kabul iman, peygamberi kabul kemal” dedi. Bunun halk, ne manaya geldiğini anlamadı. “Dinlerarası Diyalog” diyerek, dinden bir şey alıp, bir şey verecek ya, dinden peygamberi çıkardı. “Hz. Muhammet AS, kabul etmek şart değil” dedi. Kabul ederseniz kemaliniz artar, etmezseniz de iman için gerekli değil dedi. Anayasanın ilk 4 maddesi ile oynayanlar nasıl ülkeyi parçalamak istiyorlarsa, bu NATO hocası da, aynı cinayeti, İslam’ın kırmızı çizgisi ile oynayarak yaptı.

Hıristiyanlar, kendi dinlerinde kalarak, ‘La ilahe illallah’ dediklerinde iman etmiş olurlar!” dedi.

Daha ne dedi?

“Kelime-i Tevhidin ikinci kısmını söylemeksizin, birinci kısmını söyleyenlere, ‘la ilahe illallah’ diyenlere rahmet nazarı ile bakmak zorundayız” dedi. Yetmedi “Müslümanların ehli kitaba yani Yahudi ve Hıristiyanlara karşı bakışını değiştirmesi lazım” dedi. İşgale geldiklerinde, işgalcilerin işi kolay olsun diye.

Kolay Kardinal olunmuyor!

Müslüman dünyasında Şii-Sünni savaşı çıkarmak isteyen emperyalizme karşı “Müslümanların Şii veya Sünni demeden birbirlerine karşı bakışlarını değiştirmeleri lazım” demesi lazım iken, Müslümanların kâfire bakışını sorguluyor iblis!

Hepsini burada anlatamaya kalksak, kitap olur. Ellerindeki maddi ve siyasi güçle, ne gerekiyorsa yaptılar. Ne kadar acıdır ki, Türkiye’de diyanet, siyaset, partiler ve cemaatler, kimse bunlara karşı gelmedi.

Prof. Dr. Haydar Baş tek başına, Allah için karşı koydu bu “hayasız akın”a. “Dursun bu hayasızca akın” diyerek, yıllarca bedel ödeye ödeye mücadele etti. Başına, gelmeyen kalmadı, iktidarın kanatları altında, her şey yapıldı.

Prof. Baş, Hakk’a yürüdüğünde bu kardinal, video yayınladı. “Benimle çok uğraştı” diyerek, keyif yaptı kendince. O zaman yazdım, “O vatan toprağına gömüldü, sen nereye gömüleceksin!” diye. Şimdi Haydar Hoca, vatanın bağrında, Akçaabat Şehitlik tepesinde yatarken, sen ecnebi ellerde, ecnebi tabutla  ecnebi toprağına gömüldün, gizli Kardinal!

Aytunç rahmetli “gizli kardinal” demişti de ondan diyorum.

“Nursi’yi değil, imanınızı kurtarın” diye yazdığım o yazımın linkini de buraya koyayım, bir daha okunsun. https://www.bursaarena.com.tr/turkiye/said-i-nursi-vatikan-a-mi-gomuldu-h20570.html

Bu nursuzlara uyup, imanınızdan olmayın.

Tabuta örtülen örtü için “Medine’den gelmiş” diye paylaşımlar yapan zavallılar, neden hocalarının ömrünce hiç Medine’ye veya hacca gitmediğini araştırmazlar. Araştırsalardı zaten, bu herif yüzünden şimdi vatansız kalmazlardı. Kardinal’in Medine’si Pensilvanya olmalı!

İnsanlar yaşadıkları gibi ölürler.

Kardinal gibi yaşadı kardinal gibi öldü. Cenazesinde İncil’den bölümler okundu.  İşte o metinler: “Biz hepimiz onun çocuklarıyız. Kendisini bizim için feda etti. Lordumuz bu mirasın devamını  sağlamanızı ve tüm dünyaya yayılmasını sağlamanızı isteriz”

En büyük darbeyi İslam’a ve Müslümanlara vurdu.  İmansız ve de İslam’sız olarak göçtü gitti. İki cihanda da rezil oldu. Okumuş bir nesli, kucağında çürüttü, kendiyle birlikte. Ülkenin en iyi beyinlerini, bir Kardinal’e teslim eden, tüm partiler, tüm yetkililer de vebal altındalar. Buna yıllarca göz yuman herkes suçludur.

 

 

 

İsa seni korusun fetoş!
Başa dön