Kavga edecek vatan kalmayacak!

Merhaba canlar!

Yine önemli konular birikti, bakıyorsunuz sayfaya yazı yok, üzülüyorsunuz. Bunun için özür dilerim. Bazı yolculuklarım oldu. Ayrıca, sonuçlanmasını arzu ettiğim, önemli bir çalışmam da, eklenince, satırlardan süren beraberliğimiz kesintiye uğradı. Ancak sadırlardan(kalplerden) devam eden bağımız, hep bakidir.

Geç kalsak da, telafi ederiz:

Sevgili Peygamberimiz üzerinde yapılan tartışmalar, içeride aparatları olmakla birlikte, dış kaynaklıdır. Eğitici veya öğretici bir tarafı yoktur. İnançlarımıza inen darbeler, son derece planlı ve stratejiktir. Müslüman varlığımız, bu topraklarda hatta dünyada sonlandırılmak isteniyor.

Bu yüzden İslam’dan soğutmak için, İslam’ı “terör dini” yapmak için, dünya üzerinde terörist örgütler ürettiler ve türettiler. IŞİD’inden, BOKO HARAM’ına,  FETÖ’süne kadar ne ararsan var. Kendi İslam’ını laboratuvarda ürettiler. Ilımlı İslam’ından Radikal İslam’ına ve Siyasal İslam’ına kadar, yığınla…

Türkiye ve Türkler, üzerine de özellikle tezler geliştirilmiş, birliğini ve beraberliğini bozma uğruna, yüzyıllar boyu hesaplar yapılmıştır. Yüz yıllık plan Sevr, bir Müslüman ve Türk olan Atatürk tarafından yırtılıp atılınca, bunun acısı hiç geçmemiştir.

Bu yüzden İslam adına Atatürk’e saldıran ajanlar, özel olarak yetiştirilmiş, bunlara kurumlar ve hatta yönetimler teslim edilmiş. Bunlar da elde ettikleri konumlarda ajanlıklarının gereğini yapıyorlar. Bir de bunların tersi olan Atatürk ve cumhuriyet adına, dine saldıranlar var ki, bunların her ikisinin de merkez akılları tektir.

Din adına devlete ve kurucusuna saldırmak nasıl ajan faaliyeti ise Atatürk adına dine saldırmak, peygambere saldırmakta, bir ajan faaliyetidir. Peygamberin kabrine yapılan saygısızlık için “savaş açarım” diyen bir Atatürk hayatta olsa, bu ajanları ipte sallandırır.

Görüyorum bazı hesapları Türkçülük adına İslam’a saldırıyorlar. Ve diğer bazıları da İslamcılık adına Türklüğe saldırıyorlar. Bunların her ikisinin de akıl merkezi, yine tektir.

İşte Haydar Baş faktörü buydu bu ülkede; hem dine sahip çıkmak hem de devlete sahip çıkmak… Dini bütünlüğü milli bütünlük, milli bütünlüğü de dini bütünlük olarak görmek… FETÖ’ye “İslam” diyenler, AKP’yi “İslami” görenler bilsinler ki, bu ürünler yerli değil. Bunlar İslam da değil. Bunları bahane ederek, içinizdeki azınlıkçı ruhun akıttığı salyaları görmüyor muyuz?

Hangi ülke kurucusuna söver ulan, vicdansızlar!

Hangi ülke insanları ülkesinin inancı ile savaşır ulan, kitapsızlar!

Prof. Dr. Haydar Baş, ortaya koyduğu tezleri, işte bugün boğustugumuz sorunları çözelim diye ortaya koydu. ABD’nin/CAI’nın, Ilımlı-Radikal-Siyasal İslam oyunlarına karşı “Ehl-i Beyt İslam” caddesini açtı Müslümanlara. Hattı zatında bu caddeyi açan Allah’tır, Haydar Baş, Allah’ın açtığı, peygamberin gösterdiği bu caddeye, sadece bizim kapalı gözlerimizi açmış olabilir.

Bir Müslüman Türk olarak, yolumuzun iki ışığı vardır. Biri milli yolumuz ki, bu yolda Atatürk’ün izindeyiz. Diğeri dini yolumuz ki bu yolda Peygamberin ve de Ehl-i Beyt’inin izindeyiz. Anlaşılsın diye iki yol dedim, yolu iki gören şaşılardan değiliz. Yolun içinde çizgiler vardır, o çizgileri, yoldan çıkmamak için, yolda kalmak için takip ederiz değil mi?

İşte böyle.

Atatürk’ün savaştıklarıyla, Ali’nin savaştıkları arasında fark yoktur. Müslümanların “Hz. Ayşe” diye bir problemi yoktur. Peygambere “sübyancı” demeye çalışan, “kâfirler”, 14 asırdan beri var ve var olmaya devam edecektir.

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, “Hz. Ayşe evlendiğinde asgari 18 veya 19 yaşındaydı” diye açıklamıştı. Karanlık bir konu değil ki, hesabını ekranlarda yapmıştı, isteyen dinleyebilir. Rahmeti bol olsun…

Emevi İslam’ının “hadis” diye uydurduklarının içinden çıkamayanların, müsteşriklere verecekleri cevapları da olamaz. Delikanlı “sizin hadis kitabı, Ayşe 9 yaşındaydı” diyor, cevabınız olmuyor, olamaz. Müslüman dünyası Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt’tir” ölçüsüne kavuşmadıkça, hiçbir sorunlarını çözemezler. Bir genç, batırır sizi!

İslam’ın Peygamberi Türkiye’de “sübyancılıkla” haşa sümme haşa suçlanırken, patrik “Ekümenik Patrik” olma yolunda hızla ilerliyor. Ve Papa, 2025’te İznik’e gelmekten söz ediyor.

Senin topraklarda, senin inançların sökülüp atılırken, başka inançlar ekiliyor, bundan haberin var mı? Mesele din değil, asıl hedef senin vatanın, hala bunu anlamadın mı?

Atatürkçüler, Türkçüler, İslamcılar, yiyin birbirinizi!

Bakalım, 20 yıl sonra, üzerinde kavga edecek bir toprak parçası bulabilecek misiniz?

Kavga edecek, vatan bile bulamayacaksınız!

Kavga edecek vatan kalmayacak!
Başa dön