Bir süredir yazamadım. Yakında müjdesini vereceğim, önemli bir çalışmamdan dolayı, biraz ayrı kaldık. Haliyle okurlarım ve bazı dostlarım, “çok ciddi gelişmeler oldu, Milli Basın’a bakıyoruz yorumun nedir diye ama yoksunuz!” siteminde bulundular.
Evet, önemli gelişmeler oldu, daha bunlar bir şey değil ama zaten olacaklara çok defa değinmiştik. MHP üzerinden karabulutlar dolaşıyor, topyekûn siyaset üzerinde dolaşan karabulutlar var.
Dikkatli okurlarım, önceki yazılarımdan hepsini hatırlamışlardır. Barış Cem Suvari “Hedef sadece Sinan Ateş değil” başlıklı yazısında, yazmıştı tüm olacakları. Hem de iki yıla yakın bir zaman önce, üstelik tam da, şimdi yaşananlar, yazılmıştı.
Ama yine de biraz değinelim, gelişmelere;
İran, dövüle dövüle şamar oğlana döndü. Sürekli önemli adamları, öldürüldüler. En son cumhur reisleri öldürüldü. İran’ın “öldürüldü” diyecek elinde ne delil var, ne de bir gücü var. Ayrıca İran’ın en büyük sorunu, İran devlet aklının iki kanadının çatışma içerisinde olması.
Pers kanadı, içine sokuldukları mezhep çuvalından çıkmak isterken, molla kanadı bunu ihanet görmekte… Ne olursa olsun İran komşu ve Müslüman bir ülke olarak Türkiye için son derece önemli. İran parçalanırsa, Türkiye de parçalanır. Kimse oyuna gelmesin…
Türkiye’nin de “aklı” karışmamalı, ABD, “aklını” alıp Irak’ta Suriye’de başına ne belalar açtı görüp, ibret alınmalı. Suriye ile meşgul edilerek, Yunanistan’a adalarımız işgal ettirildi. Ve ABD, Dedeağaç’ta bekliyor!
Neyi bekliyor?
Bunu da 5 yıl önce yazdığım bir makalemde ifade etmiştim:
ABD, İstanbul depremini bekliyor!
Türkiye’de deprem de konuşulmuyor, ABD veya Yunanistan da konuşulmuyor.
Ne konuşuluyor?
“Başıboş dolaşan köpekler” konuşuluyor. Başıboş dolaşan o kadar şey var ki ama bizler sadece köpekleri konuşuyoruz. Dünya savaşa hazırlanıyor, etrafımız ateş çemberi. Emekliler ve asgari ücretliler, açlık sınırı altında yaşıyorlar ama bizler “köpek” üzerinden bölünüyoruz.
Geçenlerde hiç beklemediğim bir kanal, nasıl “köpekçi” kesilmiş, hayret ettim. Seçil-miş dört kadın, saçmaladıkça, oturduğum koltukta, sinir krizleri geçirdim. Yahu size mi kaldı? Hiç mi anlatacağınız bir değeriniz, kalmadı?
Başıboşluk ne köyü bir şey!
Şuana kadar, 92 insan, şehirlerin göbeğinde köpekler tarafından vahşice öldürülmüş, Türkiye’de. Köpeklerin insanları parçalamaları önemli değil, kanunların köpekleri uyutması sakıncalı öyle mi? Başıboş dolaşan köpekleri sahiplenmeyen köpekçiler de uyutulmalılar!
En azından başıboş kanallarda, başıboş dolaşmazlar!
Vatandaş “köpek” üzerinden kamplaşırken, adamlar “Anayasa’yı değiştirmekten” söz ediyorlar. Darbecilerin anayasasıymış, bu Anayasa!
22 yıldır, millet lehine ne yapmak istediniz de, bu Anayasa size engel oldu?
Darbecilerin yaptığı Anayasa o kadar çok değişti ki, onlardan kalan bir madde yok. Anayasaya aykırı olarak o kadar işler yaptılar ki, bu Anayasa kaldıkça, yargılanma korkuları sona ermiyor. İlk 4 madde, 1923’ten beri var. Yani “darbeciler”, ilk 4 maddeye hiç bir zaman dokunmadılar. Çünkü ona dokunmak için bir savaşa girip, savaşı kaybedip, düşman tarafın talebi olarak, zorla olması gerekir. Irak gibi olmamız gerekir. Irak işgal edildi bu anlaşılır da, bize ne oldu!
FETÖ’nün meşhur Abant Toplantılarında konuştuklarına bir göz attım da tekrar, “Sivil Anayasa” talebi üzerinden “Türkiyelilik” vurgusu yapıldığını gördüm. Ölmeden Türkiye’yi de öldürüp gitmek istiyor nursuz!
“Özledik gel!” diyenler de, isteğini, yerine getirmek için büyük uğraş içindeler. Sanırım, gözleri açık gitsin istemiyorlar!
İlk 4 madde değişsin, Türkiye parçalanır. Değiştirmek isteyenler, ANAYASA’dan “Türk”ü silmek isteyenler, bence Emin Gürses’e kulak verseler iyi olur!
