Nasrallah’ın ardından, gelişmeleri biraz okumaya çalışalım:
Allah, antiemperyalist duruş sahibi bu güzel insana, sonsuz rahmet eylesin. Mezhepçi, BOP’çu, Sünnici, kafaların inadına tekrar ediyorum: “Fatıma’nın evladı” sana sonsuz rahmetler olsun!
Öyle bir iman adamı ki, şahadeti cümle münkir münafığı fahş eyledi!
Neymiş, “Suriye’de Sünnileri öldürmüş”müş!
Yalancının!
Suriye’de Büyük İsrail’e yer açmak için, ABD’nin ürettiği tükettiği ne kadar terörist varsa buraya doluştu, adam bunlara karşı durdu.
Haçlı’nın Müslüman yurdunun altına üstüne getirmesine, engel oldu. ABD ile birlikte olup, İsrail’e hizmet eden “içimizdeki beyinsizler” yüzünden Siyonist hesap, görmezden mi gelinecekti.
Nasrallah’ın Lübnan’da silah ile yaptığını, Haydar Baş, Türkiye’de kalem ile yaptı. O zaman cümle “Sünni” zevat; ABD’nin Büyük İsrail değirmenine su taşıyıp “Esat katil” dediklerinde Prof. Dr. Haydar Baş “Esat, Hz Hüseyin rolündedir” demişti. Yaptığı yüzlerce Ehl-i Beyt programlarıyla “Şii-Sünni kardeştir, ayıranlar kalleştir” diye haykırmıştı.
“İsrail’e hizmet etmeyin”, “Esat, İsrail’in düşmanıdır. İsrail’i düşmansız bırakırsanız, İsrail’i kim durduracak?” diyerek uyarılarda bulunmuştu. Kalbinde iman olan herkesi düşündürecek, şu kritik soruyu sordu Haydar Hoca: “Obama ölse hangi mezarlığa defnedilecek? Netanyahu ölse hangi mezarlığa defnedilecek? Esat ölse hangi mezarlığa defnedilecek?”
Bu soruyu Nasrallah’ın ölümünden sonra da, “Nasrallah hangi mezarlığa defnoldu?” diye sormak lazım. Nasrallah iman tarafıydı. Adam, Lübnan’da bir partinin başkanıydı. Partisinin ismiyle İsrail, Türkiye’de “Hizbullah” adında bir terör örgütü kurdu. Hedefi, Nasrallah’ın hareketine, gölge düşürmekti.
İsrail’i büyütmek için kurulan projelerden biri olan Yinon Planı’nın hedefi, Müslüman coğrafyada bir Şii-Sünni çatışması çıkarmak. Görüyoruz ki, bu plan özellikle topraklarımız içinde yeşertilmeye çalışılıyor.
İsrail, Haniye’yi öldürdü, AKP yönetimi yas ilan etti. İsrail, Hasan Nasarrallah’ı öldürdü, sessizliğe büründüler. Oysa öldüren İsrail, öldürülme sebepleri Filistin. Aralarında ne fark var ki, Nasallah’ı ağızlarına almıyorlar. Çünkü Haniye Sünni, Nasrallah Şii…
İsrail öldürürken Şii veya Sünni diye bakmıyor. Ve AKP Genel Başkanı Nasrallah’ın ölümünün ardından “Ey Şii’ler Ömer’in adını duyunca neden rahatsız oluyorsunuz?” diye soruyor. Bu sorulacak soru mu? Hem de bu zamanda… Ülkemize, siyasetiniz neticesinde mezhepçilik nifakı girmişken?
Bu da yetmiyor, milleti, İsrail ile korkutuyorsun. İsrail gücünü, sizlerden alıyor, beyefendi!
Politikalarınızdan, BOP’tan görevlerinizden, İsrail bu kadar güçlü. AKP’den önce İsrail’in gücü ne idi, şimdi ne?
İsrail kim ki, bizi tehdit etsin?
İsrail’in tehdit olduğuna gerçekten inanıyorsan, İsrail düşmanı politikalara destek verirdiniz. Esat’ı devirmeye kalkmazdınız!
İsrail tehdit ise neden Suriye sınırımızın mayınlardan temizlemesi karşılığında, İsrail’in kullanımına açmak istediniz. Buna hayır diyen anayasa mahkemesine, tavır koydunuz? İsrail tehdit ise neden İsrail’in NATO imkanlarından yaralanmasına üye ülke olarak destek verdiniz?
İsrail tehdit ise neden Kürecik’ten koruyorsunuz?
AKP’den İsrail aleyhine bir sonuç çıkmaz.
Çıkar da, miting çıkar!
Bugün herkesin gündeminde olan Büyük İsrail olayını, bu ülkeye mal eden Prof. Dr. Haydar Baş’tır. Haydar Baş, Arz-Mev’ut hedefine dikkat çektiğinde, Erbakan, İsrail uçaklarının Konya semalarında uçuruyordu.
Eğitim, istihbarat, başta olmak üzere yirminin üstünde anlaşma yaptı. Sıkışınca, “ben değil asker İsrail ile anlaştı” diyerek, sonrasında paşaları zindanlara atacak sürecin temelini atıyordu. Orduyu “dinsiz” yaptı, “dinsizin” hakkından gelecek “imansızı” da, yine kendi yetiştirdi!
Neyse!
Nasrallah’ın şehit olmadan 2 gün önce, “İsrail’e saldır” çağrısına “hayır” cevabı veren İran yönetimi, Nasrrallah’ın ölümünden sonra, İsrail’e balistik füzeler attı. Keşke o füzeleri, Nasrallah dediği zaman atsaydı. Nasrallah’ı sadece İsrail füzeleri değil, İran siyaseti de öldürdü.
İran, füzeleri İsrail’i dağıtmadı çünkü bu planlıydı. İran, İsrail ile kafa kafaya savaşmak, ABD ile savaşmak anlamına geleceği için bundan kaçınıyor. Gerek Hamas’ın, gerekse Nasrallah’ın çağrılarına cevap vermedi. İran, kadim fars siyasetiyle ayakta duran bir ülke. İran’ın siyasetinde ne din var, ne de iman!
Balistik füze atmamış olsaydı, İran’da iç darbe olabilirdi. Atarak içeride ve bölgede imajını düzeltti. İç barışı sağladı. Ve bence İsrail’i korkutmaya yetti. İsrail, İran’ın Demir Kubbe’nin engelleyemediği ve içine düşen füzelere, nükleer başlık takması durumunda, akıbetinin ne olacağını gördü. ABD ve İngiltere de gördü.
İran, “ben seninle savaşmıyorum, attığım füze içinde patlayıcı yok, istesem, doldururdum içini” dedi. İsrail de, “peki” dedi. Şimdilik, analizciler ekranlarda ellerinde çubukla, beklemesinler. İsrail, misillemede bulunmayacak.
Lübnan ve Suriye, tehlikede…İran, İsrail’in ayak bağı olmaktan vazgeçecek.
Küresel proje BOP yürüyor. BOP önünde Nasrallah engeldi kalktı.
BOP önünde tek engel kaldı: Türkiye’de Anayasa’nın ilk 4 maddesi. Bu engeli de, AKP-MHP-CHP birlikte kaldıracaklar.
İlk dört maddeyi kaldıralım diyenler, Türkiye için İsrail’den daha büyük tehdittirler.
Öncelikli tehdit İsrail mi yoksa Büyük İsrail mi? Eğer cevabınız Büyük İsrail’se o zaman AKP’nin İsrail’den önce, Türkiye için daha büyük tehdit olduğunu görmemiz gerekiyor.
Son söz Ata’mızdan olsun:
“Vatanın bütünlüğünü, milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır”
