Teker tümsekte kalmayacak!

 

Çocuklarımız ve de torunlarımız için, nasıl bir ülke bırakıyoruz? Bunun bilincinde ne kadar insan var. Torunlarınıza bakıp da “ah yavrularım, sizleri ne günler bekliyor acaba!” diye ağlayan, kaç kişi varız dersiniz?

Çocuklarına mal mülk bıraktıkları için, içleri rahat olanlar, insan için gerekli olanın sadece madde olduğunu  mu düşünürler? Nasıl bir Erzincan, nasıl bir Sinop, nasıl bir Hatay veya Malatya, nasıl bir Türkiye ve hatta nasıl bir dünya onları bekliyor?

Bunları kaç kişi dert ediyordur. İnsan vardır, kendini düşünür, insan vardır kendi ile birlikte ailesini ve ilini düşünür. Ve insan vardır bunların hepsiyle birlikte ülkesini düşünür. Ve hatta tüm dünyayı düşünür. Dünyada, devletinin ve de milletinin yerini düşünür. Türk dünyasını düşünür, Müslüman coğrafyasını düşünür. Derdin olursa mücadelen olur, mücadelen olursa, fikrin olur, tezin olur, davan olur ve Allah o yönde yolunu açar.

Haydar Hoca ne derdi mesela “ Türk ve Müslüman dünyanın karnını doyuracağım…”. “Dünyanın karnını doyuracağım, dünya Türk milletinin elini öpecek” şeklide de ifade ederdi, idealini.

“Aç insan ibadet  yapamaz, aça din anlatılmaz!” diyerek, ekonomiyi, her şeyin önüne koyardı. İlahiyat eğitimi almış olacaksınız ve ama dini bir terim kullanmadan, ekonomiyi kendi kurallarıyla yazacaksınız ve anlatacaksınız. Dahası, ilahiyat eğitimi alacaksınız ama ekonomistlere anlatacak kadar ekonomi bileceksiniz. Ekonomide kendinize ait teoriler, kavramlar ve formüller olacak. Dünyanın en önemli iktisatçıları, yazdığınız tez karşısında şapka çıkartacaklar.

Atatürk kendini milletinin, istiklaline ve de istikbaline adamıştı. Bu yolda olmaya ve ölmeye kararlıydı. Düşündüğü bağımsızlık yolunda yürüdü ve o yolda sağlığını bile kaybetti.  Ama sonuçta bağımsız bir devlet kurdu. İdeali uğruna sayısız tehlikeler atlattı ve hatta o ideal ile genç yaşta şahadete erdi. Hem gazi ve hem de şehittir Ata’mız.

Prof. Dr. Haydar Baş, ülkemiz başta olmak üzere dünyanın emperyalistler tarafından sömürüldüğünü gördü. Dert edindi, düşündü, çareler aradı ve sonunda, kurtuluş yolu olarak bulduğu tezleri,  formülleri bir kitapta toplayıp, insanlığın önüne sundu. Rusya gibi bir ülkenin bu modeli uygulayarak, ABD’ye cephe açmasını istedi ve başardı.

Milli Paralarla Ticaret” bayrağını eline alan Rusya, yanına Çin’i aldı ve sonuçta BRICS’i, bu model etrafında topladı. Bir gün “ ABD ve Rusya kapışırsa, Türk ve Müslüman dünyaya yeni bir güneş doğacaktır” demişti.

Haydar Baş siyasetinin, gün gelip üniversitelerde ders olarak okutulacağına inanıyorum. Ülkemiz vahşi kapitalizmin pençesinde kurtaracak, milli kaynaklara dayanan, dünyanın “tüketim eksenli” tek modeli ile kurtulacaktır. “Bu tez mutlaka iktidar olacaktır” demişti. Dünyada iktidarda olan bir tez, elbette ülkemizde de olacaktır.

Tezin, “Vatandaşlık Maaşı”, “Ev Hanımlarına Maaş-Emeklilik” gibi bazı uygulamalar devlet akıl planında hayata geçmeyi bekliyor. Etnik ve mezhepsel fitneleri yok edecek, Ehl-i Beyt İslam anlayışı, laik-antilaik kavgasını bitirecek Hoş Geldin Atatürk eseri, Türk milletinin bir bilek bir yürek olması için,  bir dert ile ortaya konmuş, ulusal birlik ve milli bütünlük yoluna, 50 yılda döşenmiş taşlardır.

Bu taşlar, sabırla, çile ve gözyaşıyla döşendi. Zannetmeyelim ki bu iş burada biter. Her şeye rağmen, bu teker tümsekte kalmayacak. İşin fiziği de bunu söyler, maddesi de bunu söyler, manası da bunu söyler.

Bentler aşılacak, su yolunu bulacaktır. Göreceksiniz…

 

 

Teker tümsekte kalmayacak!
Başa dön