Yahudi desen Yahudi değil!

İzlemesi bende alışkanlık yapmış kanal ve diziler vardır. Kore dizilerini, yıllardır birkaç defa izlememe rağmen, yine izlerim. Bendeki hatırası başkadır. İzlediğimde, üstadımla birlikte izlediğim duygusu oluyor bende. Oysa birkaç kez izlemişizdir birlikte…

Dedim ya hatırası var.

Dizi gibi hatırası olan kanallar da var, her TV’yi açtığımda, ne var diye bakmadan edemem. Yine baktım…

Hemen hiç birinde ve anlattıklarında zerre bir şey hissetmediğim, tipler çıkar, yine de bakarım. Eskiden öylemiydi?

Gördüğümde zevkle dinlediğim veya izlediğim insanlar ve programlardı. Ben aynıyım ancak bu beyler veya programları kesinlikle aynı değil. Hani yazsan olmuyor, konuşsan olmuyor!

En azından buraya dökünce, içimde kalmaz, rahat uyurum belki. İsrail vahşetini konuşuyorlar. Dinliyorum… Demez mi ki “İsrail, Yahudiliğe zarar veriyor”

Ne diyor diye baktım, ağzını sağa sola bükerek, çok önemli bir tespit yaparak soru sormuş edasıyla kasılıyor. “İsrail” derken bile bozuk bir Türkçe ile söylüyor donya Rum’u!

Ne demek istedi diye düşündüm. Bir daha zihnimden geçirdim cümleyi “Yahudilik iyi bir şey ama İsrail leke getiriyor!” demiş olamaz. Bu cümleyi bir Müslüman kuramaz çünkü. Rum kökenli biliyoruz da, Yahudi değil bu adam!

Terk etmediyse, İslam biliyoruz dinini!

Ula, ha bu ne laf!

Bir ara düşündüm, yaşı da ilerledi, bunadı mı diye! Ama benden diri, benden en fazla 7 veya 8 yaş büyüktür. Yüzünde meymenet kalmamış fakat kalbinin bozukluğuna, inanmak istemiyorum. Pat diye aynı cümleyi bir daha kurmaz mı?

Yarım saat arayla “İsrail, yaptığı vahşetle Yahudiliğe zarar verdi” diye bir daha tekrar edince anladım, bunun bir kaza olmadığını. Dil sürçmesi veya bunama olmadığını, bu olsa olsa ya bir yerlere mesaj ya da harbiden, İslam’dan çıkmış bilinçaltını ele veriyor.

İsrail Yahudiliğin gereğini yapıyor. Zarar verdiği Yahudilik değil, Filistinli kadın ve çocuklar. Yaktıkları yıktıkları yerler ise Gazze yani Filistin. Ve dinlerinin gereklerini yerine getirdiklerini, en seküler insanlar dahi ifade ettiler.

“Öldürme” demiyor ki dinleri, tam tersi “öldür” diyor. “Kadınlarını, çocuklarını, bebeklerini, yaşlılarını, gençlerini, sığırlarını, koyunlarını, keçilerini, tavuklarını öldür” diyor. Tahrif olmuş Tevrat’ın sözde ayetleri, bunları söylüyor.

İsrail de, tahrif olmuş Tevrat’ın gereği olarak bunu yapıyor. Ve bunu da gizlemiyorlar. Ancak bir Yahudi “İsrail, Yahudiliğe zarar veriyor” diyebilir. Bu cümleyi asla bir Müslüman kurmaz, kuramaz.  Bu şu demek: “aslında Tevrat bozulmadı. Yahudilik de hak bir din. Ancak İsrail, bu hak dine zarar veriyor!”

Bir Yahudi, böyle düşünebilir ve dini kendini bağlar. Hatta bazı Yahudiler, “İsrail, Yahudiliğe zarar veriyor. Biz aynı görüşte değiliz” diyerek, protestolar yapıyorlar. Ama Yahudi bunlar. Bu beyefendi, böyle bir protestoya katıldıktan sonra mı tv’ye programa gelmişti, gerçekten anlamadım!

Yahudi desen, Yahudi değil!

“Müslüman” desen, böyle bir cümle kurmaz.

Bu neydi?

Ne içmişti, gerçekten merak ettim!

Sonra anladım ki, ihale mihale işleri, akçe işleri çok olur. Bu hınzır, buradan mesaj veriyor birilerine. Mesaj verecek yer mi bulamadın da, yıllar yılı Dinlerarası Diyalog’a geçit vermeme adına büyük bir savaş vermiş, o mübarek insanın kemiklerini sızlatıyorsun iblis!

Dönüştürülmeyi, asla kabul etmeyelim. Yoksa imanımızdan sonra, kafir olmamak elden bile değil. Hem de okun yaydan çıktığı gibi…

Daha önce de, iki ilahiyatçı kurbanı konuşuyorlar, Mısır’da okumuş olan “kurban bütün dinlerde var” dedi. Marmara’da okumuş olansa “ilahi dinlerde kurban var” diye, güya düzeltiyor.

Oysa Allah katında din İslam’dır. Bir Müslüman için “dinler” veya “ilahi dinler“, “ibrahimi dinler” yok ki, din var. O da İslam…

Diyalog virüsü kapmışlar belli ki.

Yahudi desen Yahudi değil!
Başa dön